Kalp krizi sebebiyle yaşanan ölüm sayısı her geçen gün artıyor. Bu vakaların başlıca sebepleri ise genetik faktörlerle birlikte hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarıdır. Yaşam biçimimizde yapacağımız değişikliklerle birlikte muhtemel kalp krizi riskini azaltmamız mümkün. Özel Adana Ortadoğu Hastanesi olarak ‘Kalp krizi belirtileri, uykuda kalp krizi geçirdiğimizi nasıl anlarız, kalp krizi anında ne yapılmalı?’ gibi soruların cevaplarını ve kalp krizi riskini azaltan şeyleri sizler için anlattık.
Göğüs bölgesinde ani şekilde otaya çıkan sıkışma ve ağrı hissiyle başlayan kalp krizi, erken müdahalenin son derece önemli olduğu sağlık problemlerinden biridir. Hayati riski azaltması ve kalp kasını zarar görmeden kurtarabilmemiz açısından erken müdahalenin önemi yadsınamaz.
Hareketsiz yaşam tarzı, diyabet, kötü beslenme alışkanlıkları ve aşırı kilo kalp hastalıkları için başta gelen davetiyelerdir. Bu faktörleri değiştirerek kalp krizi riskini azaltabilir ve hastalığı geciktirebiliriz.
Kalp damarlarında bulunan plakların ani şekilde yırtılması ve üzerine pıhtı oturması kalp damarının birden bire tıkanmasına neden olabilir. Bunun sonucunda da kalp kası oksijenden yoksun kalır. Oksijensiz kalmasının ardından kalp kası hücreleri ölmeye başlarlar. İşte bu sürece kalp krizi adı verilmektedir.
Yaygın kanının aksine kalp krizleri her daim ani ve şiddetli göğüs ağrıları ile oluşmaz. Kimi insanlar herhangi bir belirgin şikâyet hissetmeden sessiz şekilde de kalp krizi geçirebilirler. Bu durum bilhassa şeker hastaları için böyle seyreder.
Kalp krizinin belirtilerini tanımak, zaman kaybetmeden tıbbi bakıma ulaşabilmemizi sağlar. Zira erken müdahalenin bu vakalarda ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştık. Hayati tehlikenin azaltılması ve kalp kasının hasar görmeden kurtarılabilmesi için belirtileri tanımamız gerekir.
Koroner kalp hastalıkları dünya genelinde ve ülkemizde en yaygın sağlık sorunları arasında yer alır. Özellikle yaşlanma ile ilişkili bir hastalık olduğundan ötürü her insan kalp krizi geçirmeye aday sayılmalıdır. Fakat bazı kişilerin diğerlerine göre daha çok risk altında olduğunu da unutmamak gerekir.
Kalp hastalıkları yaşlanmaya bağlı olarak gelişse de genetik yollarla da aktarılabilir. Aile bireylerinde 50-60 yaş öncesinde kalp krizi öyküsü bulunan kişiler risk altında değerlendirilir. Bir diğer risk grubu da Tip 1, Tip 2 diyabet hastalarıdır. Yüksek kolesterolü olan kişiler de risk grubu içinde sayılır. Hipertansiyon hastalığı da kalp krizi riskini arttıran bir etmendir. Hareketsiz bir yaşam tarzına sahip bireyler ve aşırı kilo problemi olanlar da bir diğer risk grubudur. Sigara kullanımının da başlı başına bir kalp krizi nedeni olduğunu unutmamak gerekir.
Günümüz tıp dünyasında bir kişinin kalp krizi riskini gerçekçi şekilde ölçmemize yarayan bazı algoritmalar mevcut. Kalsiyum skorlaması da dahil olmak üzere çeşitli yöntemlerden yararlanılarak risk analizi yapmak mümkün. Peki kalp hastalıkları riskini nasıl düşürebiliriz. Elbette cinsiyet, yaş ve genetik faktörlere müdahale edemeyiz. Peki müdahale edebileceğimiz risk unsurları neler?
Vücudumuzun şekere ihtiyaç duyduğunda bunu farklı gıdalardan tedarik edebilir. Buna rağmen ekstra şeker tüketmek ise zararlıdır. Bu yüzden şeker tüketimini olabildiğince aza indirmek gerekiyor. Şeker hastalığını önlemek aynı zamanda kalp krizi riskini de azalacaktır. Şeker tüketimini bırakmak obeziteyi de önleyeceği için bu da kalp hastalıklarından korunmakta etkili olacaktır.
Tuz tüketimi yüksek tansiyona yol açar ve kalp sağlığımız için en önemli tehditlerden biridir. Gün içerisinde tükettiğimiz tuzun üçte ikilik bir kısmı endüstriyel gıdalardan alınır. Bu da tuz tüketimini sınırlandırmamız için bir başka nedendir.
Sigara içmeyi bırakarak kalp hastalığı riskini büyük ölçüde azaltabilirsiniz. Özellikle menopoz öncesi kadınlarda sigara kullanmak kalp hastalığı riskini 4-5 kata kadar arttırıyor.
Gıda tüketimine dikkat etmek kalp sağlığına giden yolda önemli bir adım. Protein ihtiyacımızın üçte ikilik bir kısmını bitkisel gıdalardan alıp hayvansal proteinlerden mümkün olduğunca kaçınmamız gerekiyor. Kızarmış yiyeceklerden, trans yağlardan da uzak durmalıyız.
Düzenli spor ve egzersiz yapmak kalp sağlığınız için yapabileceğiniz en büyük iyilikler arasında. Yarım saatlik yürüyüşler, dans etmek, ev işleriyle uğraşmak, asansör yerine merdiven kullanmak gibi alışkanlıklarla daha hareketli bir yaşam tarzına sahip olabilirsiniz.