Akşam yemeği sonrasında tüketilen bir dilim kek veya birkaç kaşık dondurma, çoğu insan için günün en lezzetli ve keyifli anlarından biri. Fakat bu tatlı yeme alışkanlığı bazı insanlarda aniden baş gösteren halsizlik hissi, kısa sürede acıkma veya baş dönmesi gibi durumları beraberinde getirebiliyor. Uzmanlar bu durumun nedeninin kan şekerinde yaşanan dalgalanmalar olduğuna dikkat çekiyor. Son yıllarda bu konuda yapılan araştırmalar tatlının ne kadar tüketildiğinden ziyade ne zaman ve hangi gıdalarla birlikte tüketildiğinin kan şekeri üzerinde daha etkili olduğunu vurguluyorlar.
Bilimsel verilere bakıldığında insülin duyarlılığının gün içerisinde farklı saatlerde değişkenlik gösterdiğini ortaya koyuyor. Vücudumuz şekeri sabah ve öğlen saatlerinde, akşama kıyasla çok daha verimli şekilde işleyebiliyor. Bu yüzden aynı tatlı hangi saatte tükettiğimize göre vücudumuz tarafından farklı metabolik yanıtlar oluşmasına neden olabiliyor.
Akşam öğünlerinden sonra tüketilen, glisemik endeksi yüksek tatlılar kan şekerinde bariz sıçramalara neden olabiliyor. Bununla birlikte öğle saatlerinde veya dengeli bir öğünün ardından tatlı tüketmek kan şekeri üzerinde daha ılımlı bir etki gösteriyor.
Yapılan araştırmalara göre tatlının tek başına tüketilmesi ile sağlıklı yağlar, lif ve protein içerikli bir öğünden sonra tüketilmesi arasında da ciddi farklılıklar bulunuyor. Sindirim sürecini yavaşlatan bu besin öğeleri glikozun kana daha kontrollü şekilde geçmesini sağlıyor. Bu da kan şekerinde ani yükselme veya düşüşler yaşanmasını önleyebiliyor. Yani bu veriler ışığında baktığımız zaman tatlıyı tümüyle hayatımızdan çıkarmak yerine bilinçli şekilde tüketmekte yarar olduğunu görebiliyoruz.
Tatlıyı Günün Erken Saatlerinde Yemek Yükselmeyi Azaltabilir
Öğle yemeğinin ardından tatlı tüketmek gece geç saatlerde tatlı yemeye kıyasla kan şekerinde daha ölçülü bir yükselişe neden oluyor.
Bu durumun temel nedeni sirkadiyen ritim yani vücudun kendi iç saati. Zira insülin duyarlılığı erken saatlerde daha yüksek seyrediyor. Fakat bu durum günün ilerleyen saatlerinde azalma yaşanıyor. Bu da vücudun şekeri gündüz saatlerinde daha iyi ve verimli şekilde işlediğini gösteriyor.
Dengeli Bir Öğünden Sonra Tatlı Yemek De Önemli
Tatlı tüketiminde tek belirleyici unsur zamanlama değil. Tatlıdan önce ne tükettiğimiz de en az zamanlama kadar önemli. Yapılan araştırmalara göre protein, lif ve yağ sindirim süreçlerini yavaşlatıyor. Bu da tatlıdan alınan glikozun kana daha kademeli şekilde geçmesini sağlıyor. Bu yüzden tatlı tüketirken şu besinlerin ardından tüketmek şekerin vücut tarafından daha iyi tolere edilmesine katkı sağlıyor:
- Protein
- Lifli gıdalar
- Sağlıklı yağlar
Tatlıyı kendi başına atıştırmalık olarak tercih etmek kan şekerinin ani şekilde yükselmesine neden olabiliyor.
Tatlı Seçimi De Fark Yaratır
Tüketeceğimi tatlının türü de büyük önem taşıyor. Glisemik endeksi düşük olan tatlılar, günün ilerleyen saatlerinde tüketildiğinde rafine şeker içeren tatlılara göre kan şekerini daha az arttırıyor.
Kan şekerinin dengeli olmasını önemseyen kişiler için glisemik endeksi düşük tatlılara örnek vermemiz gerekirse:
- Kuruyemişle birlikte tüketilen bitter çikolata
- Şekersiz yoğurt içerisinde meyve
- Chia pudingi
- Fındık ezmesi ve meyve
Bilhassa akşam saatlerinde yüksek glisemik indeksi olan tatlılar kan şekeri düzeyinde ani sıçramalara neden olabilmektedir.
Herkesin Tepkisi Aynı Değil
Vücudun kan şekerine verdiği yanı her insanda farklı olabiliyor. Yaş, uyku alışkanlıkları, beslenme saatleri ve genel metabolik özellikler vücudun şekere olan yanıtını etkileyebiliyor.
Yapılan araştırmalar ileri saatlerde kan şekerindeki sıçramaların daha belirgin olduğunu ve kişinin yaşı ilerledikçe bu artışın güçlenebileceğini gösteriyor. Bunun yanı sıra akşam yemeği ile uyku arasındaki sürenin daha uzun olmasının kan şekeri düzeyini belli oranda azaltabileceğinin işaretlerini veriyor.
Tatlı tüketilirken sıkça yorgunluk hissediyor veya kısa süre içerisinde yeniden acıkıyorsanız tatlı tüketim zamanlamanızı ve beraberinde tükettiğiniz gıdaları gözden geçirmeniz gerekir.